28 Mayıs 2008 Çarşamba
@NG€L G!RL
İyi eğlenceler size....
örümcek adam
örümcek adam
örümcek adam
Örümcek Adam
Orumcek Adamin filmi gosterime girmeden sizlere eski bir Orumcek Adam okuyucusu olarak biraz fikir vereyim dedim.
Size Orumcek Adamin kisaca ilginc hayat hikayesini anlatayim,muhtemelen filmine gore cok daha faydali ve eglenceli
bir yazi olacak,inanin bana.
Oncelikle sunu soyleyeyim, filmlerin cizgi romani birebir yansitmayacagi ve o kadar da guzel olamayacagini yasayan
orneklerle gorduk (Superman, Batman, X-men, yahu bunlarin hepsi "man" diye bitiyor, baska?..) Aslinda Spiderman'in
de eski bir filmi var ama tahmin edilecegi gibi pek teknolojisi yeterli degildi.
Neyse biz baslayalim Orumcek Adam'in hikayesine. Oldukca siradan oldugunu goreceksiniz.
Millet Teksas Tommiks okurken ben de ilk defa cizgi romanla Orumcek Adam sayesinde tanistim. Cizgi romanlarin en
ilgimi ceken yani ne bir kitap gibi her seyi sizin hayal gucunuze birakmamasi (en azindan kahramanin yuzunu bilirsiniz,
tasvirleri okuyarak tasavvur etmeniz gerekmez) ve ne de bir film/cizgi film gibi ekrana bakarak gozlerinizi yormamasi
ve kareler arasindaki gecisleri sizin hayal gucunuze birakmasidir. Beyniniz sahneler arasindaki boslugu cok rahat
doldurur ve aklinizda akici bir goruntu kalir. Bir de seslendirme efektleri ile dusunce balonlari da olaya ayri bir renk katar.
Neyse, garip/fantastik/ucuk cizgi romanlar disinda bence cizgi romanlar hayal gucunun gelismesi bakimindan faydali oluyorlar.
Konumuza donersek, yillar yillar once cizgi roman okumayi biraksam da simdi bazi hikayeler/filmler soyle film seridi gibi
gozlerimin onunden gecince sunu farkediyorum. Cocukken cogu film,cizgi film ve romani bazen bilim-kurgu, bazen komedi
bazen de iste soyle bir turden diye severek izlerdik/okurduk. Yalniz daha sonra bazi seylere yillar sonra siz degistiginiz icin
baska acilardan da bakiyorsunuz ister istemez. O zaman gordukleriniz degisiyor simdi, halbuki icerikleri ayni kalsa da.
Neyse NLP'ye girmeyeyim :) .
Mesela Orumcek Adam da aslinda cok ilginc bir hayat hikayesi var. Tamam iste her bolumde oyle He-man tarzi suclularla
savasir, acaip gucleri vardir, falan filan, bunlar cocukken ilk goze batan ve bazilari icin de hala oyle olabilir. Hikayenin
butununde aslinda bir hayat hikayesinin kucuk kucuk islendigi goruluyor (Aslinda Orumcek Adam'in ilk sayisi oyle
zink diye baslar, daha sonra ara ara nasil bu guclere sahip oldugu ve gecmisine deginilir).
Orumcek Adam'in arka plandaki hayat hikayesine girmeden once her filmde oldugu gibi oncelikle su "olagandisi" seyleri
fizik yasalarini da dusunmeden kabul etmek gerekli. Zaten tum super kahramanlarda boyle siradisi seyler var, bu yine fazla degil.
Bu temel varsayimlari (Basic Assumptions) siralarsak:
1) Radyoaktif bir orumcek tarafindan isirilinca super gucler kazaniyor, nasil yahu? Sormayin, oluyor iste, radyoaktif olmasi
isi bitiriyor, siz anlamazsiniz bu islerden diyolar kisaca...
2) Peki diyelim ki isirilinca boyle oldu. Olanlar da sunlar:
a) Orumcek kadar cabuk, atik ve guclu oldu. Tamam, sonuncusuna da tamam.
b) Orumcek hislerine sahip oldu. Bu gelismis 6. his ile tehlikeli bir sey olacaginda,
birinin niyeti kotuyse ya da bir sey ona saldiriyorsa kafasi karincalanip yonunu ve
siddetine gore tehlikenin buyuklugunu anliyor. Karanlikda, kursunlardankacarken, gozleri
kapali iken, bomba, yikilan bina vs, her tehlikeyi hissediyor. Iyi de orumcekler de bu var mi yahu???
c) Mantikli bir yaklasimla orumcek agini Orumcek Adam kendi uretiyor ve mekanik bir
sistemle bileklerinden firlatiyor. Allahtan onu da vucudundan urettirmemisler.
Bu arada basma stili ve derecesine gore ag birkac cesit olarak atilabiliyor.
Oyle her babayigidin harci da degil ag atabilmek. Biz parmaklari oyle yaptiydik zamaninda, bayagi zor oluyor!
d) Gelelim esas yetenege. Aynen orumcek gibi duvarlara yapisabiliyor. Evet! Fizik
kurallari islemiyor. Orumcek tavanda nasil durur bir dusunun, ayaklarindaki yapiyi
ve duvardaki kucuk cikintilari. Orumcek Adam o cusseyle elbisenin altindan bile duvara tutunuyor.
Neyse hikaye soyledir ve muhtemelen film de boyle olmayacak:
Kahramanimiz Peter Parker anne ve babasini bir ucak kazasinda kaybetmis öksüz bir lise ögrencisidir.
Ben amcasi ve May halasi ile birlikte yasamaktadir. Parlak, zeki, utangac ve caliskan bir ogrencidir.
Sosyal hayattan uzak ve ice kapaniktir. Belki de bu yapisindan dolayi deneylerle ugrasirken bir gun
radyoaktif bir orumcek tarafindan isirilir. Sonra her sey degismeye baslar. Sahip oldugu gucleri
farkedince para ve un icin bir kostum giyinerek TV sovlarina cikmaya baslar. Derken bir gun studyo
cikisinda polisin kovaladigi bir adam gorur. Polis "Durdurun hirsizi" der ama o "Bu senin gorevin,
benim degil" diyerek ilgilenmez. Ama sonra amcasinin evlerini soyan bir hirsiz tarafindan olduruldugunu
gorup, hirsizi yakaladiginda, o gun onunden kacan ve yakalamadigi hirsiz oldugunu gorur. Hirsizi durdurabilecek
gucu varken bunu yapmamistir. Onu yetistiren amcasinin sozleri aklindan bir daha hic cikmaz:
"Buyuk guc buyuk sorumluluk gerektirir".
Ogrenci iken sadece kendi sorunlariyla ugrasirken, simdi sahip oldugu
gucu iyiye kullanmasi gerektigini aci bir sekilde fark etmistir. Ne
kadar iyilik yaparsa yapsin gecmisteki hatasini tamir edemeyecek
olmasina ragmen. Teyzesiyle tek basina kaldigindan gecimini saglamak
icin bir gazetede serbest fotografciliga baslar.
Artik hayati asla eskisi gibi olmaz. Iki ayri kisiligi vardir. Ama
ikisinde de mutlu olamaz. Sevdigi kiz (Gwen Stacy imis internette oyle
yaziyor) ile mutlu bir hayat surmeyi dusunurken gizli kimligini ogrenen
bir dusmani tarafindan kiz arkadasi oldurulunce tum dunyasi yikilir.
Orumcek Adam olmak hayatini mahvetmistir.
Ama bu sorumluluktan asla kacamiyacagini da aci bir bedelle ogrenmistir.
Normal hayatinda universite, arkadaslar, ev kiracisi, gazetedeki patronu
gibi bir suru sorunla ugrasirken, bir cok suclu ile de surekli
mucadele etmek halindedir. Ilginctir hicbir kahramana Orumcek Adam'daki
kadar fazla sayida kotu karakter dusmez (Abartmiyorum elliden daha fazla
dusmani var bizimkinin). Her kitapta bu dusmanlari ile mucadele ederken
yavas yavas hayat hikayesi de ilerlemeye devam eder. Universitede kimya
ile ilgilenmeye baslar, artik daha cesur ve disa donuktur, hayatta bir
cok tecrube yasamistir. Yeni doslari ile bir cok olay yasar.
Bu arada Orumcek Adam'in gazeteden gecim yolu da ilginctir. "Daily
Bugle" isimli gazetenin patronu
"J. Jonah Jameson" Orumcek Adam ve tum kostumlu kuklalardan nefret eden
biridir ve surekli onlarin
aleyhinde yayin yapar. Peter Parker da gazeteden parasini ancak Orumcek
Adam'in dayak yedigi ya da kotu
teshir edildigi fotolarina alabilir. Yani otomatik makinesini uygun bir
yere yerlestirip dovus sirasinda
dayak yedigi anlar denk gelen fotolarina para alir ve de kendi aleyhine
bir yayinda kullanilir. O yuzden
halk tarafindan pek sevilmeyen bir surungendir. Yolda yere dusse millet
" Maskesini cikaralim, belki odul
falan aliriz" diye cullanmaya kalkar. Yasli bir kadinin cantasini
hirsiztan kurtarip iade etse cantayi kafasina yer. Yani bu kadar karsi
propagandaya maruz kalan baska kahraman yoktur vesselam.
Orumcek Adam'in kiyafetini degistirmesi de derttir oyle Superman gibi
hizli degil ki, bir yerlere gidip degistirir, kiyafeti yirtilmaz
degildir ve yirtilirsa yama yapar, kendi
diker. Orumcek agini da kendi kesfetmistir ve kartuslarinin bosalma
ihtimali de bir derttir. New York gibi
gokdelenleri bol bir yer disinda yasamasi da zordur.
Orumcek Adam'in baska hicbir kahramanda olmayan inanilmaz bir espri
yetenegi vardir ki gercekten takdir etmek gerekir. En kotu anda bile
ettigi laflar insani gulmekten kirar, rakiplerini deli eder. Buldugum
bir iki tanesini yazayim, bunlarla idare edin:
Yumruk yeyince, "Ruzgar carpti da nerede kalmistik?"
Halk tarafindan bir olaya mudahale edecekken yuhalanarak "Hey korkak ne
isin var burada?" diyenlere:
"Isteyene resim imzalayacagim, siraya gir"
Hamile bir kadini aracindan alip araclarin ustunde ziplayarak hasteneye
yetistirdiginde:
"Orumcek Adam on adini soylesene cocuguma verecegim"
"Tabii Poindexter"
"?.."
Elektrigi kullanan Elektro isimli birine "Elektro musun nesin canli tel,
yaklas kisa devre yapayim"
Bir dusmaninin tepesine cullanirken:
"Sonra ne yapacaksin? Dunyayi mi ele gecireceksin? Altin yildizlari
toplayip prensesi mi kurtaracaksin?"
Bir sonraki sahnede rakip yere dustukten sonra:
"Nasil girisimi begendin mi?"
Lagimda birini kovalarken de rahat durmaz soylenir:
"Su halime bak, baska kahramanlar, Muhtesem Dortlu falan ucaklari ile
kotu adam kovalarlar, biz ise
su lagimda surunuyoruz, pof bizimki de ne kahramanlik ama"
Otomatik ayarli makinesinin cektigi fotograflarda hep Orumcek Adam'in
dovdugu sahneler denk gelince:
"Peter Parker oglum, Orumcek Adam olarak aleyhine calisiyorsun, para
kazanman lazim, biraz da dayak ye"
Velhasil, kahramanimiz yillar icinde bir suru sey yasar. Bir ara
guclerinden kurtulmak icin bircok sey dener.
Bu arada Superman'den bile guclu yeni yetenekler kazanir, daha fazla
basina bela alir. Bazi arkadaslarini
kaybeder. Mary Jane Watson adinda yeni bir kizla arkadas olur. May
halasi bir dusmanina asik olur. Kimligini
soyleyemediginden bir sey yapamaz.
Kirasini odeyemedigi icin ev sahibine gozukmemek icin damdan girip
cikmaya bile baslar. Sonunda hem universite, hem fotografcilik hem de
Orumcek Adam olmayi birlikte yurutememeye baslar. Bir sporcunun zirvede
hayatina son verisine taniklik ettigi huzunlu bir macera sonucu kendi
hayatinda da bir karar verir. Hayatina devam edebilmek icin calismalidir
ve guclerinden kacamayacagina gore bu sorumluluktan hicbir zaman
vazgecmeyecektir. Sonunda en cok sevdigi kimyayi birakmaya karar verir
ve en basarili ogrenci oldugu universitedeki mastirini su sozlerle
birakir.
"Bazen bir karar verirsiniz, tercih yanlis da olsa dogrusu budur, bedeli
ne olursa olsun, geri donusu de yoktur."
Ve "bazi insanlar baskalarinin mutlulugu icin kendi mutluluklarindan
vazgecerler".
Tabii hala devam ediyor cizgi roman. Son bolumlerinde duydugum kadari
ile once kiz arkadasi kimligini acikliyor, sonrasinda evlilik ve derken
de Orumcek Adamin huzunlu hikayesine uygun bir sekilde suclularla
savasmasinin sonuclarindan dolayi da ayrilmislar. Yani "Bedeli ne olursa
olsun, gucunu iyilik amaciyla kullanmak sorumluluguna" sadik birakilmis
yazar(lar) tarafindan.
Boyle iste, yani oyle mutlu bir super kahraman degil. Hatta bazen normal
hayati o kadar zor olup da maskesini takarak yasam mucadelesinden
uzaklasmaya calisan bir insan karakteri. Bunlar maceralarin
yuzeyselliginde
kalmayip da derine inen farkli bir bakis acisinindan gorunenler. Bu
sekilde dusunmek ve gormek benim hosuma gitti, biraz renk katti ve de
sizlerle paylasayim dedim. Filmi muhtemelen ozel efektlerle gorsel bir
sov olacak ve -Amerikanin hep tarzi olan- herkesi kurtaran bir kahraman,
kurtarici havasinda olacak. Bunlari da bilin oyle izleyin.
tarihi güzellik
eren
HEPSİ
HEPSİ
hepsi
2005 tarihli ilk albümleri “Bir” ile büyük başarı kazanan grup, 2006 yılında “Hepsi 2″ albümüyle çıkışını sürdürdü. Sezen Aksu ile birlikte Pepsi’nin reklam kampanyası için bir single hazırlayan ve seri konserler veren grubun üyeleri çocukluklarından beri birbirlerini tanımaktadırlar. Grubun menajerliğini grup üyelerinden Cemre’nin annesi yürütmektedir.
Grup üyeleri
Eren Bakıcı
18 Mayıs 1984 tarihinde İstanbul’da doğdu. boğa burcu ve 52 kilodur. Özel İdeal İlkokulu’nda öğrenim hayatına başlayan Bakıcı, sonrasında Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Devlet Konservatuvarı Bale Bölümü’ne girdi. Ortaokul ve liseyi bu bölümde bitiren Bakıcı, sonrasında üniversite bünyesindeki Modern Dans Bölümü’nde eğitim gördü ve 2006 yılında tamamladı. 1993-1999 yılları arasında Atatürk Kültür Merkezi Çocuk ve Gençlik Balesi’nde çeşitli oyunlarda rol aldı. 1997 yılında Londra’da “Urdang Dance Academy”‘de ve 1998 yılında Budapeşte Dans Okulu’nda eğitim aldı. Özel bir dans grubu olan Dans@ ile, Çin’de sahne alan Bakıcı, Yıldızların Altında müzikalinde de rol aldı.
Cemre Kemer
17 Şubat 1985 tarihinde İstanbul’da Şişli’de doğan Kemer, Lütfü Banat İlkokulu ve Sedat Simavi İlkokulu’nda okuduktan sonra, Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Devlet Konservatuarı Bale Bölümü’ne girdi. Ortaokul ve liseyi bu bölümde bitirdi ve halen devam ettiği Klasik Bale eğitimine başladı. Atatürk Kültür Merkezi bünyesindeki çocuk balelerinde çeşitli roller alan Kemer, çeşitli müzik kliplerinde oyuncu olarak çalışmış, şan ve piyano dersleri almış ve reklam jingleları seslendirmiştir. Tuttuğu takım ise Beşiktaş’tır. Kemer’in menejerlerinden biri ise annesidir. Ayrıca 48 kilodur ve Kova burcudur.
Gülçin Ergül
30 Ekim 1985 tarihinde doğdu. Eğitimine Maçka İlköğretim Okulu’nda başladıktan sonra, Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Devlet Konservatuarı Bale Bölümü’ne girdi. Mezun olup halen devam ettiği aynı üniversitenin Modern Dans Bölümü’ne giren Ergül; Atatürk Kültür Merkezi’nde oyunlarda rol almasının yanında, 3 yıl kadar da çocuk korosunda şarkı söyledi; şan, piyano ve Selahattin Kara’dan hip_hop dersleri aldı ve reklam jingleları seslendirdi.
Yasemin Yürük
21 Eylül 1986 tarihinde İstanbul’da doğdu. Lütfü Banat İlkokulu’nda okuduktan sonra, ortaöğretimden itibaren öğrenimini Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Devlet Konservatuarı Bale Bölümü’nde devam eden Yürük, halen İstanbul Üniversitesi Devlet Konservatuarı Bale Bölümü öğrencisidir. Grup arkadaşları gibi Atatürk Kültür Merkezi Çocuk Balesi’nde çeşitli oyunlarda rol alan Yürük; şan, piyano ve oyunculuk dersleri alıp, reklam jingleları seslendirmiştir.*21 eylül 1986,İstanbul doğumlu.
stella
stella
blooommmmmmmmm
WİNX CLUP
winx clup
Bloom, Stella, Flora, Miusa ve Tecna, kısaca Winx Club, sihirli güç ve yeteneklerini geliştirmek için Alfea Koleji’nde eğitim alan perilerdir. Sadece okul hayatının günlük problemleriyle değil aynı zamanda Bulutlukule’nin hırslı cadıları Icy, Darcy ve Stormy’nin kötülükleriyle başetmek zorundalar. Neyse ki yardımlarına koşan uzmanlar var. Uzmanlar, yani Kızılçeşme kolejinde canavar avlayıp büyüler yapmayı öğrenen modern şövalyeler: Sky, Brandon, Riven ve Timmy. Sadece yardım sever degil,yakisiklilarda...
Bölüm 1- Beklenmedik Bir Olay İlk bölüm, 16 yaşındaki Bloom ve ailesinin yaşadığı Gardenia adlı güzel şehirde başlar. Yaz tatilinin ilk günüdür ve Bloom, bu yıl da yine sıkıcı ve uzun bir tatil geçireceğini düşünmektedir. Ama onu bir sürpriz beklemektedir!
Stella adındaki sihirli güçlere sahip Güneş ve Ay Perisi ile onun yüzüğünü çalmaya çalışan Knut adlı Dev ve cin çetesinin arasındaki kavgaya karışan Bloom , cinlere karşı beklenmedik bir şekilde sihirli gücünden ışınlar gönderir ve Stella’yı kurtarır.
Kavganın ardından, Bloom Stella’yı evine götürür; Stella da ona Magix adında bu dünyadan çok uzakta bulunan büyülü bir boyuttan ve perilerini eğitim gördüğü Alfea Kolejinden söz eder.
Bloom’un sihirli ışınlarının açıklaması nedir? Yoksa o da Stella gibi bir peri midir? Bloom, bu konuda daha fazla şeyler öğrenmek ve Alfea Kolejine gitmek istemektedir. Acaba ailesini periler ve cinlerle dolu bu boyutun varlığını kabul etmeye ve Magix’e gitmesine izin vermeye ikna edebilecek midir?
Bölüm 2- Magix’e Hoşgeldiniz!Bloom’un ailesi Magix’e kadar ona eşlik eder ve sonunda Bloom’un periler okulu Alfea Koleji’ne gitmesine razı olurlar. Stella’nın yaptığı bir kurnazlık sayesinde Bloom listede adı olmamasına rağmen Alfea Peri kolejine kayıt yaptırır.Kayıttan sonra, Bloom ve Stella yatakhanede 3 peri ile aynı kata yerleştirilirler: Flora, Miusa ve Tecna. Beş kız hemen arkadaş olurlar ve Magix’te dolaşmaya çıkarlar. Ancak bu gezinti Bulutlukule cadıları ile karşılaşınca tatsız bir hal alır. Beş peri kendilerinden çok güçlü olan Icy, Darcy ve Stormy’nin elinden zor kurtulurlar.
Alfea’ya geri döndüklerinde 5 kız grup olarak bir isimleri olması gferektiğine karar verirler: WINX.
Bölüm 3- Alfea’da dersler başlıyor Bloom derslere alışmakta biraz zorlanır, çünkü her şey onun için çok yenidir!
Bu sırada, Alfea’da yeni öğrenciler için bir “Hoşgeldin” partisi düzenlenir. Kızıl Çeşme okulunun uzmanları da bu partiye davetlidir. Ancak, Bloom’un parti için uygun bir elbisesi yoktur ve Winx hep birlikte alışverişe çıkar.
Aslında son derece keyifli ve eğlenceli geçmesi planlanan bu parti, cadıların ani saldırısı ile yarıda kesilir. Bloom, cadılara karşı gücünü kullanarak potansiyelini ortaya çıkarır ve kahraman ilan edilir. Bu olayın ardından Bloom’un okuldaki yaşamı daha “hafif” ve rahat geçmeye başlar.
Bölüm 4- Karaçamur Bataklığı Alfea’da dersler gittikçe zorlaşmaktadır. Periler, okul dışında alacakları ilk ders için gizemli Karaçamur Bataklığına giderler. Ancak Uzmanların uçağının bataklığa acil iniş yapması ile dersleri yarım kalır. Uzmanlar uçakta bir cini (1. bölümde yakalanan kötü dev) Magix Hapishanesine götürmektedirler ancak iniş sırasında tehlikeli cin kaçmayı başarır.
Winx Club, Uzmanların cini yakalamasına yardım etmeye çalışırken bataklığın iyice içine doğru ilerler ve labirente benzer bataklık ormanında kaybolurlar. Yaşamlarını tehdit eden bu karmaşadan kurtulabilmek hepsi bütün yeteneklerini kullanmak zorunda kalacaktır...
eren bakıcı
EREN
| gulcinzeynep |
![]() eren neden bu kadar çok yeşili seviyor ?? çünkü yeşilin doğayı ve saflığın temsil ettiğini inanıyor .... EREN : 1984 istanbul doğumlu grubun en büyük üyesi orta öğrenimini ve liseyi mimar sinan güzel sanatlar üniversitesi devlet konservatuarı bale bölümünü bitirdi halen bu okulda modern dans eğitimi alıyor ... Eren araba sürerken alt dudağını ısırıyormuşş... Çocukluğunuzda böyle bir yere geleceğinizi hiç düşünür müydünüz? Yada çocukluğunuzdaki hayalleriniz nelerdir?
Eren: Benim çocukluk hayalim çok komikti. Ahçı olmaktı. Ama bu çocukluk hayaliydi. Sonra, ortaokul yıllarına geldiğimizde tabi ki hayalimiz böyle bir grup olmaktı. gerçekten… Ama proje başladığında da bu kadar tepki alacağımızı çok kısa zamanda buraya geleceğimizi tahmin etmiyorduk. Eren: Hayatımın filmi. Büyük Umutlar. Yeni versiyonu mu?
Sizi tanımakla başlayalım... Eren: 21 yaşındayım. Ortaokul ve liseyi Mimar Sinan Üniversitesi Klasik Bale Bölümü'nde okudum. Şimdi de Mimar Sinan Üniversitesi Devlet Konservatuvarı Modern Dans Bölümü'nde öğrenciyim. Böyle bir vokal grubu kurma fikri nasıl ortaya çıktı? Eren: Dört-beş yıldır her hafta cuma günü Cemrelere gidiyorduk. Yabancı kız ve erkek gruplarının hayranıydık. Özellikle de Back- street Boys'a bayılıyorduk. Onlarla yatıp kalkıyorduk. Şarkılarını ezberleyip Cemre'nin evinde küçük konserler veriyorduk. O evi seçmemizin nedeni de Cemre'nin annesinin mesleğinin menajerlik olmasıydı. Onun annesinin dikkatini çekmek için elimizden geleni yapıyorduk. "Bize albüm yapın" diye ısrar ediyorduk. Bale eğitiminden sonra bu tür müzik ile dans etmek zor oldu mu? Eren: Hayır. Hem klasik hem de modern dans eğitimi almış olmak bizim için avantaj. Bu yüzden R&B yaparken zorlanmıyoruz. Ama bu tarz dansı daha iyi yapabilmek için koreograflarla çalıştık. Klibe Candaş Baş'la hazırlanmıştık. Şimdiki koreografımız ise Fulya Güney. Hocalarınız ne diyor bu tip bir albüm yapmanıza? Tepki gösterenler var mı? Eren: Klasik bölümdeki insanların modern şeylere bakış açıları dar. Klasik balenin dışında pek bir şey yapmamızı istemiyorlar. Biz bir de üstüne R&B albümü yaptık. |
YASEMİN YÜRÜK
yasemin yürük
YASEMİN YÜRÜK
İŞTE YASEMİN YÜRÜK
yasemin simetri hastasıymış,modifiye arabaları çok severmiş,aradığı erkek özelliği dişleri beyaz olsun
yetermiş,meriç adında 1.5 yaşında bi kardeşi warmış,sanırım annesinin ismi neslihan,kadıköyde
oturuyomuş galiba,sabah kahvaltıda bile kola içermiş,diş fırçası bile mormuş,gruptaki diğer
arkadaşları onun en çok burnunu seviyorlarmış....
YASEMİN: 1986 İstanbul doğumlu.Grubun en küçük
üyesi.Ortaöğrenimini ve liseyi Mimar Sinan Güzel Sanatlar
üniversitesi Devlet Konservatuarı Bale bölümünde bitirdi.
Halen İstanbul Üniversitesi Devlet Konservatuarı Bale
bölümünde öğrenimini sürdürüyor.3 yıl boyunca AKM
gençlik Balesi'nde görev aldı.Şan ve tiyatro dersleri alan
Yasemin çok sayıda da reklam jingle'ları seslendirdi.
Hobileri:
Mor kolik
takı delisiarabaları cok sevıyo (spor arabalar)
Burcu:Başak
Tuttugu takım:fenerbahce
Soyadı:Yürük
cemre kemer
cemre kemer
CEMRE KEMER
((cemre))
çok inatçıymış, küçükken ameliyat olmuş bir sene bale yapamamış, küçükken saçına sakız
yapışmış o yüzden çok sevdiği saçını kestirmek zounda kalmış...
cemrenin küçük kardeşi kendini eren sanıomuş onun gibi giyinip foto çekilcei zaman eren
gibi poz veriomuş
Çocukluğunuzda böyle bir yere geleceğinizi hiç düşünür müydünüz? Yada
çocukluğunuzdaki hayalleriniz nelerdir?
Cemre: Zaten başından beri bunu istiyordum. Tabi klasik bale okuduğum için yani onda da
sahne almak iyi ama, başından beri bunu istiyordum. Buraya geleceğimizi tahmin ediyor
muyduk derseniz; biraz ukalalık olacak ama, ben ediyordum yani...
En son gittiğiniz film?
Cemre: Angelina Jolie ve Brad Pitt. Ms&Mr Simith.
Hayatınızın filmi?
Cemre: Ya ben, şimdi pek film aklıma gelmedi düşün düşün… Genel olarak Angelina
Jolie izlerim; çoğu filmini seviyorum ben. Hayatımın filmi... ımm... (gülüşmeler) Pek bir şey
aklıma gelmiyor şu anda.
Sizi tanımakla başlayalım...
Cemre: Ben de 20 yaşındayım. Ortaokuldan beri Mimar Sinan Üniversitesi'nde klasik bale
eğitimi alıyorum. Şimdi de ikinci sınıftayım.
Böyle bir vokal grubu kurma fikri nasıl ortaya çıktı?
Cemre: Annem belki bizim farkımıza varır diye bekleyip durduk. O da sürekli "Daha çok
küçüksünüz. Sabredin" diyordu. Bekledik, oldu. Şimdi menajerliğimizi o yapıyor zaten.
Grubun adı neden Hepsi?
Cemre: Çünkü biz bütünüz.
Çıkış parçanız "Olmaz Oğlan"ın nakaratı "Hiç bana bakma olmaz oğlan / Sen kendine
ısmarlan / Hiç bana bakma olmaz oğlan / Başkasına yuvarlan". Siz de böyle sözler
kullanıyor musunuz muhabbetlerinizde?
Cemre: Aynısı olmasa da bunlara benzer laflar kullanıyoruz. Bu albümde bizim
yaşlarımızdaki genç kızların günlük hayatta kullandığı laflar var. Albümdeki sözlerden pek
çoğu dinledikçe gençlerin ağzına takılabilecek cinsten.
Şu sıralar hangi sanatçıları takip ediyorsunuz?
Cemre: Blue, Jennifer Lopez ve Usher. Onların sadece albümlerini değil kliplerini ve
sahne şovlarını da takip ediyoruz. Bir araya gelip saatlerce konser kaseti izliyoruz. Dans
çalışıyoruz. Albüm için hem şan hem de dans dersi aldık. Okuldan çıkar çıkmaz yine prova
yapıyoruz.gülçin
gülçin ergül
(((gülçin))) 20 yaşında... hip hop dersleri aldı iki tane ablası var... daha çok bireysel hareket edermiş.çok yoruldukları için kendine zaman ayırmaya çalışıyomus boş zamanlarını internet te yada yanlız odasında geçirmekten hoşlanır.. güzel yemek yaparmış... GÜLÇİN ÇOK UNUTKANMIŞ ELİNE GEÇEN İLK PARAYLA BOZULAN BİLGİSAYARININ YERİNE LAPTOP ALMAK İSTİYOMUŞ ALİCİA KEYS İN TAM ANLAMIYLA HASTASI 3. SINIFA GİDİYOMUŞ ÜNİVERSİTEDE Bİ DE BOŞ ZAMANLARINDA KİTAP OKUMAYI VE DOLAŞMAYI SEVERMİŞ akrep burcu biraz titizmiş..yani bi şeyi tam yapana kadar bırakmazmış gülçin bu sene mimar sinan üniversitesinde 3. sınıfa başlayacak pembe kolik UZUMU SEWERMIŞŞŞŞ SIYAH parlak tas kupe delısı Zeytinyağlı yaprak dolması ve zeytinyağlı kereviz kokoreç. en sevidiği yemeklerdir 49 kilo kola ve çay içmezmiş... patlıcan ve bamya yemezmiş... 30 ekim 1985 dogumlu akrep burcu ilk okulu macka ilkogretimde okumus. Ataturk Kultur Merkezi(AKM) cocuk ve genclik balesinde baleye baslamıs.7 yıl devlet opera ve balesinin sergiledigi buyuk oyunlarda ve cocuk oyunlarında rol almıs.(kus adam ve prens, kul kedisi, fındıkkıran, kral ve ben, midasın kulakları, uyuyan guzel...) aynı zamanda akm cocuk korosunda 3 yıl yer almıs.özel piyano dersleri almıs. orta ve lise ogrenimini MİMAR SİNAN GUZEL SANATLAR UNIVERSTESI DEVLET KONSERVATUVARI'nda bale bolumunde tamamlamıs, lisansta da yine MSGSÜ'de modern dans bolumunde hala ogrenimini surduruyor.4.sınıfta.reklam jingle ları seslendirmiştir. selatin kara dan hip hop dersleri, ve ozel san dersleri almıs. su anda hala san derslerine devam etmekte. yaklasık yurtdısından gelen 25-30 adet modern dans ve cesitli pilates refleksoloji , masaj gibi dansı destekleyen dallarda workshoplara katılmıstır. Çocukluğunuzda böyle bir yere geleceğinizi hiç düşünür müydünüz? Yada çocukluğunuzdaki hayalleriniz nelerdir? mikrofon olarak, her tür silindir şeklindeki eşyayı alıp şarkı söylemeye çalıştığım için böyle bir hayalim vardı yani. Gülçin: Hayatımın filmi diyemem.Zaten çok fazla film izlemeyi sevmiyorum. Eren gibi ilgim yok. Ama dans filmlerini izlemeyi daha çok seviyorum. En son okuduğunuz kitap? Gülçin: Ben de en son Da Vinci Şifresi’ni yarıda bıraktım. Sonlarına biraz gelmiştim bıraktım okumadım. Neden yarıda bırakılıyor bu kitaplar? Gülçin: Çünkü vakit yok. Sizi tanımakla başlayalım... Gülçin: 20 yaşındayım. Mimar Sinan Üniversitesi'nde bale okuduktan sonra üniversitede modern dans bölümüne geçtim. Gülçin: Daha da açarsak; hepsi akademik bale temelli dansçılar, hepsi dans ediyor, hepsi şarkı söylüyor, hepsi arkadaş, hepsi birlikte büyüdü. Neden R&B'yi tercih ettiniz? Pop müzik yapmanız belki albüm satışlarınızı daha yükseltebilecek bir seçenek olurdu. Gülçin: Yıllardır bu müziği dinliyoruz. Vokal yapmayı seviyoruz ve R&B de bizim vokal anlayışımızı içeren bir müzik tarzı. Yapmak istediğimiz tek müzik R&B idi. Böylece Türkiye'deki ilk R&B albümünü de biz yapmış olduk. Çocukluk hayalimiz gerçek oldu. Sizin şarkılarınızın Türkçe olmasının dışında diğer R&B parçalarından ne farkı var? Gülçin: Türk ağırlıklı R&B yapmaya çalıştık. R&B'ye güzel tatlar kattık. Yurtdışında Hint müziğini bile R&B ile karıştırdılar. Biz de bazı parçalarımızda darbuka, ney ve tef kullandık. Bir parçamızda da tango ile R&B'yi birleştirdik. Gülçin: Albüm henüz çıkmadığı için çoğu olayın farkında değil. Açıkçası onların tepkilerinden korkuyoruz. Klasik bale eğitimi aldıktan sonra böyle bir iş yapmamızı eleştirebilirler. Onların bizi görmek istedikleri yer konser sahnesi değil, AKM sahnesi çünkü. YENİ YILDA NOEL ANNE OLSA NE YAPARDI: Bütün çocukların dileklerini bilme yeteneğine sahip olmak isterdim ve bir sihirle dileklerini gerçekleştirmek isterdim olmazsa olmazı;lipstick'leri,En sevdigi dizi Avrupa yakası,En sevmedigi Ders İnkilap Kola Ve Cay İÇmezmiş.patlıcan ve Bamya dısındaki herseyi yermiş.. kalırlarmıs edebiliormus.Bir seye Daldıgı Zaman Alt dudagı SArkıyormus dönük bir cocuk degilmiş.İyi bir ögrenciymiş. SOn dersleri hep müzik gibi dersler olurmus ve gülçin'e hep sarkı söyletirlemiş.Biraz Büyümüüşte küçülmüş gibiymiş ve suanda konusamadıı kadar düzgün konusurmus o zamanlar seviyormus. şarkının Yemeye karşı aşırı bir ilgisi varmış.Yemek yemeye bayılıyormuş. *Çabuk kilo alıyormuş ve bundan nefret ediyormuş. *Akrep burcu.(Fakat bazı özellikleri burcuna benzemiyor haberiniz olsun) *İlerde bir dans okulu veya salonu açmak istiyor. *Çocukları seviyor kendisininde çocuğu olmasını istiyor fakat çocuk yapmaktan çok korkuyormuş. *Kendine zaman ayırmaktan çok hoşlanıyor v bunu yapabiliyormuş. *Birkaç batıl inancı varmış.Bunlardan biri renklerin getirdiği uğura inanıyor.Sıkıntılı olunca maviyi tutuyormuş. *Biraz ağır kanlıymış. *Birazda unutkanmış.Konsere gelir fakat elbiseleri unuttuğu olurmuş. *Normal öğünlerde az yer fakat ara öğünlerde abur cubur yiyormuş. uçuk pembeleri sevmiyor,canlırenkleri daha çok seviyormuş. Mesela yeşilde onun hoşuna gidiyor.Sevdiği renkleri giydiğinde kendini daha iyi hissediyormuş. Dansa daha çok ağırlık verirmiş Gü£ç!n en son FAME (dvd) adında bir film izlemiş ama yarım bırakmışş Normalde günlük hayatta rahat ve spor tercihi ancak,tabikide sahne,tv progranı,röportaj söz konusu olunca durum değişiyor.Biraz süslenmeye başlıyor Gü£ç!n: Kendine zaman ayırmaktan keyif alıyor kitap okumayı seviyor eğer zamanı olsaydı yoga kursuna gitmek isterdiÖzellikle pazar sabahları annesiyle kahvaltı yapmayı seviyormuş... GÜ£Ç!N BUNDAN 10 SENE SONRA BİR DANS SALONUNUN OLMASINI İSTİYORRR GRUP ÜYELERİNİN GÜLÇİN HAKKINDAKİ DÜŞÜNCELERİ; çok rahatsız olur mükemmeliyetçidir. bitirir."Gülçin hadi"der dururuz tam bir Adidas hayranı.Superstar Adidas ayakkabılardan asla vazgeçemiyormus.Bu markanın ayakkabılarından 5 çift varmıs gülçinde. Rahat kesim tişörtler,omuzu acık bluzlar,askılı ve rahat body'ler,esofman altları tam da gülçin'in tarzıymıs. Üstüste Kıyafetler giyinmeyi cok sevdigini söyleyen gülçin ayrıca okula Giderken Bile düşkünü. Pasajındaki Ve Taksimdeki magazalara ugramadan edemiyormus. petrol mavisi Rengine bayılıyormus.Pantolon üzerine Giydigi elbiselerle tarzının farklı oldugunu düşünüyor. |
CEZA
CeZa
CEZA
Ceza, 1977 yilinda Üsküdar/İstanbul’da dogdu. Rap müzige olan ilgisi ilkokul yillarinda sira arkadasindan ödünç aldigi kasetlerle basladi. Ceza tabii ki gerçek ismi degil, bu onun hiphop’ta kullanmak için seçtigi yada daha dogrusu kazandigi bir lakap! Katildigi hiphop partilerinde, Freestyle rap (yani o an sahneye çikip müzik esliginde, o an yazilan sözlerle rap yapma) yarismalarinda her zaman birinci olan Ceza için diger yarismacilar hep “eyvah Ceza’miz geldi” diyorlarmis ve bunun sonucunda, o da Ceza’yi lakap olarak kullanmaya baslamis.Gençlik yillarinda, çesitli projelerde yer alan Ceza, 1998 yilinda Dr. Fuchs ile bir araya gelerek “Nefret”i kurdu. Kendi çabalariyla yaptiklari deneme kayitları sonrasinda “Yeralti Operasyonu” isimli toplama Türkçe Rap albümünde yer aldilar.
“Yeralti Operasyonu”nda en çok ilgi çeken grup olan “Nefret”, kisa bir süre sonra Hammer Müzik ile anlasarak ilk albümü “Meclis-i Ala İstanbul”u yayinladi. Albümün hit parçasi “İstanbul” için çekilen videoklip birçok yerel ve ulusal TV kanalinda yayinlandi. Albüm sonrasi Türk ve Yabanci basindan olumlu elestiriler alan “Nefret”, H2000, J&B Dance Festivali ve Avrupa Müzik Festivali gibi büyük organizasyonlarda sahne aldi. “Meclis-i Ala İstanbul” albümleri Hammer Müzik’in distribütörleri tarafından Türkiye ile ayni anda Avrupa’da da piyasaya sürüldü. Özellikle Türkçe Rap’in büyük ilgi gördügü Almanya’da Türkiye’den çikan bir grup için yüksek bir satis rakamina ulasti.
İkinci albümleri “Anahtar” için İstanbul’da Digitalmix stüdyosunda kayida giren “Nefret”, çalismalarini 2001 yilinin Temmuz ayinda tamamladi. Cartel grubundan Erci E, Wu Tang Clan için yaptigi featuring ile büyük isim yapan Bektas, Megalomaniax grubundan Kader K, ve “Gerçek Kal” albümüyle adından söz ettiren Fresh B’nin de konuk oldugu albümde scratch’ler Almanya’nın ünlü DJ’leri DJ Rocky ve DJ Ness tarafindan atildi
Türkiye’de yasanan ekonomik kriz ve Dr. Fuchs’un ani sekilde askere gitmesi sonucu istenilen promosyonun yapilamamasina ragmen “Anahtar” çok yüksek bir satis rakamina ulasti ve Nefret’in Türkiye’nin en çok satan ve Dünya’da en çok taninan Türkçe Rap grubu olmasini sagladi!
Dr. Fuchs’un askere gitmesinin üzerine, Ceza uzun süredir üzerinde çalistigi, solo albüm projesine hiz verdi. Prodüktör olarak Silahsiz Kuvvet’ten Dj Mic Check’i seçen Ceza; ilk solo albümü “Med-Cezir”in kayitlarini Kuvvet Mira ve Digitalmix stüdyolarinda gerçeklestirdi.
Solo albüm çalismalari devam ederken Türkiye’de pek çok konser veren Ceza, 2002’nin Mart ayinda ilk yurtdisi konserini de İsveç’te gerçeklestirdi. İsveç’te yasayan Türklerin yanisira İsveç’li müzikseverlerinde yogun ilgi gösterdigi konser çok başarili geçti. Ceza, İsveç seyahatinde ayrica İsveç’in en önemli hiphop gruplarindan Fjarde Varlden ile birlikte bir parça kaydetti. Bu parça Fjarde Varlden’in “Tamam” adli single’inda yeraldi ve İsveç’te CD ve LP olarak piyasaya çikti.
Haziran 2002’de “Med Cezir” piyasaya çikti. Albüme adini veren “Med Cezir” parçasina daha önce Levent Yüksel, Mirkelam gibi sanatçilara çektigi videokliplerle ünlenen yönetmen Murad Küçük tarafindan profesyonel bir video klip çekildi. Klip müzik kanallarinda dönerken, Ceza ayrica ulusal kanallarda haber bültenlerine ve çesitli TV programlarina konuk oldu. Tüm günlük gazeteler (Hürriyet, Milliyet, Sabah, Cumhuriyet, Vatan vs.), aylik dergiler (Blue Jean, Cosmo Girl, Aktüel, İstanbul Life vs.) özel röportajlarla yer verdiler.
Albüm sonrasinda Türkiye’nin dört bir yaninda konserler veren ve H2000, RockIstanbul gibi önemli organizasyonlarda yer alan Ceza ayrica yurtdisinda Almanya, Hollanda, İsveç, Norveç, Belçika gibi ülkelerde sahne aldi.
Ceza, Mart ayinda Mitsubishi Lancer için bir radyo reklamini seslendirerek tekrar gündeme geldi. Reklamin çektiği büyük ilgi üzerine devam bölümleride kaydedildi.
İkinci albümünü hazirlayan Ceza, bu arada Candan Erçetin, Mercan Dede ve Burcu Günes’in albümleri içinde düetler kaydetti ve bu düetlerle de ses getirdi.
2004 yilinin sonlarina yaklasirken Ceza, Rapstar albümünü piyasaya sürdü, albümde 22 track bulunuyordur, albüm genelde basarili bir perspektif çiziyor, farkli beat´ler üzerinde de rap yapilabilecegini kanitlamaya çalisiyor adeta, sarki sözleri çok ince elenmis sik dokunmus, bazen bir sözlüge ihtiyaç duydugumuz anlar oluyor ama yine de mesajlar dogru kanallara ulastirilmis gözüküyor, rap camiasina atiflarda bulunulmus,dokundurmalar yer yer göze batiyor, ama bir "diss" mantigiyla degil, daha çok yeri gelince söylenmis dokundurmalar, sonuç olarak Ceza´dan beklenebilecek kalitede bir çalismanin ürünü. Albümde Sahtiyan, Fuchs, Fuat, Ayben, Mic check, bu projede sanatciya eslik eden isimlerdir.
Ceza - 2001 feat. Sago K. & Sahtiyan
ceza:
Bir kursun kaleme benzer hayat tek eksik silgidir anla insanlar kendileri yazmakta zannetmekte dunyanin gonlunu almak cok zordur oldurmek bir intihardir aldatmaksa intizardir kandirmaksa hep zarardir hep siyahtir fatalrhymer represent; gezegenime sahip olamadim ama yeralti benim olsun yildizlar hep yanimdalar dusmanlar hep yanildilar dusmanlar hep yarildilar 77 den beri her gun olumu gormekten biktim ben herkes bir kere olsun olmeyecek olan olumude gorsun herkes bir kere gulsun varolusun temeli sarsildi dikkat; cikarcilar taaruzda yalancilar zafere cok yakinlar ekmek aslanin agzindaysa sular benim kalbimde sahtiyan:
rapte melankoli sahtiyan geceleri uyku girmez gozlerime underground da kim var diye dusunurum her gece yaptigim en kotu sarki gotunuzu tavana vurduracak duzeyde arap collerinin derinliklerinde bulunur alcak duvarlari neredeyse sayisiz asirlarin kumlariyla saklanmis halde cokmekte olan dilsiz ve adsiz turkce rapi ali cengiz oyunlarina getirenleri esefle kinama gorevinde arkadan bizans oyunlari ceviren %90 salak turk halki belkide aziz nesin hakliydi gercek kurmacadan daha tuhafti olmayan sorunlari yaratan anandi hicbir buyucu beni kandiramadi tasinabilir gurur koruyucu tasinabilir yalan dedektoru oklittus kuramlar bos bakis acisi satilik ruhlar toplumsal yarilis cabasi sabah 6 ayazinda rap yarimadasinda afgan daglarinda amerikan tshirt u giymiyor diye vurulan cocuklara tasaklari olan teyzelere rap yaptiranlara gunde bir kere sahtiyan tok karinlara mistik caglarda olumde olur sok bunu kafana
mic check :
asar kim ki daglari farz i misal; gucunu has eden normlari sorunlari bes bini asmis zugurtun nallari kanlari akitan caninin kilici mikrofonun efendileri bogazin kara sularindan bulanik bakici rakici; bir buyuk icmiscesine kafaci rap ile kasici polimetrik lirikal kulak kabartici sen olsan ben kemirgen yirtici micro s check ik micro checkt i pimi bosphoritik uc mc dev aynasindan buyuteci gunese cevirdi insanligin dusmani rap ile civilendi mimlendi korun problemleri cozume erdi ermis lirikal pen ve ben yeralti gunesiyle eridi halil imin sulasyonu ucurumdan intikamini har eyledi
Ceza - 3 Atlı 7 Katlı
CEZA:
Bir adam ormanda başka bir ayıya rastlar
Uzaktan akraba çıkar ve biraz laflarlar
Güneş süzüldükçe aşağıya boynuzları parlar
Taşağıyla oynar o bir ****** ve küstah
Ne desek bu garibe büyücü bu ********
Ağzına pelesenk vurmayı mı denesek
Yada günaha girme biz hurmayımı yesek
Ayı bey akıllanmaz daha ayısı gelecek
Kaldı karanlık mağarada bir başına
Götüne yedi tekme o yağlı kıçına
Başına ye **** kendi elini zik
Yaşın olmuş artık kırk
Beynin yok yerinde
Benim kuşum öttü diye kıl döndü götünde
Ucuzluktan aldım seni gördüm eminönünde
Benden istemişti sıçtım senin evin önünde
Osurunca yıkarsın dağları koca götünle
Son gül iyi gül hadi ***** gül
Yüzüme bakta konuş sen yarım sandavüç
İradenin sınırı travestiye denk hoşt
Kalitenin hası bu hasımı sen olan ****
Kaşınır senin gibi bi çoğu verilir ders
Kalır başıma niye çünkü benim evin delisi
Akıl başa gelmez çünkü bu bana ters
Sakındıkça geldi dert belki buda biter
Önemi neki senin için boşver yolumu kes
Kesebilirsen gücün yeter ise burdayım gel
Çükünü keserim ama kafanı geçerim es
Sen halep işi gibi piştin lan et hadi pes...
İSMAİL YK
İSMAİL YK
İsmail Yk
İsmail-yk 1980 doğumlu olup 1996 yılında da yurtseven kardesler grubuna katılıp müziğe atılmıstır.yurtseven kardesler 5 kisidir. En kücükleri İsmail Yk' dır.Almanya' da doğup büyümüştür. Ama Sivas kökenlidir. Doğduğu günden beri elinde sazlar, udlar, kemanlar varmış. Yanı o zamandan beri müziğe önem vermiştir. Burcu yengeç olup tip olarak yakışıklı bır kişiliğe sahiptir. Kıyafetıne gelince tarz giyınmektedir. Dans hareketlerine gelınce ders almamıs. Yurtseven kardesler düzenlemıstır.müyap ödülerinden ismail-yk listede 4. Sırada olup 542.967 kaset satmıstır.ismail-yk çocukları cok severmıs.ilk klipleri; halayımız bitmesin adlı sarkıdır.ismail-yk yurtseven kardesler grubundan ayrılıp kendı kasetını ortaya çıkarmıstır. 1. Kasetı şappur şuppur adlı kasetınde toplanmıstır.bu bırıncı kasetıne olmasına rağmen bu kadar satması olağan üstü birsey .bu kasetınde 16 sarkı bulunmaktadır.
Bu sarkıların sözü ve müziği ismail-yk ve fatih a.b.b. Ye aittır.düzenlemesi yurtseven kardeslere aittir.bu sarkılardan kendisine ait olan klipler 5 tanedir.sonra yurtseven kardesler bır araya gelıp sevdalıyım adlı halay klibine cekmistirr.cd si of anam ofda toplanmistir
ŞAPUR ŞUPURLA BÜYÜK ÇIKIŞ YAKALAMIŞ BUNU BOMBA BOMBA İLE DEVAM ETTİRMİŞTİR
CEREN GUGK
CERN GUGUK
Benim adım ceren guguk 1998 doğumluyum.5/a sınıfına gidiyorum.11 yaşındayım e sevdiğim renk: pembe üzik dinlemeye bayılırım...ŞARKI SÖYLEMEYİ SEVERİM....En çok dinlediğim Rap:Ceza, Kolera , Sapoka kejmar , Doa ,AybenPop:demet akalın gülben ergen ,ebru gündeş , ismail yk ,tan, sibelcan , bengü ,kutsi , lara, sinan özen , gökhan özer , gökhan ,nian ünsal , soner arıca , kenan doğlu , hande yener, kıraç,yavuz bingöl , yıldız tılbe, eylem,irem ,ilhan şeşen, ferhat göçer, feridün düzageç,emre aydin , zeynep casalin.....
daha bir çok ünlüyü dinliyorum....
çok eğlenceliyimdir...
yemek yapmayı severim...
bilgisayarda oyun oynamayı...
arkadaşlarımla konuşmayı....
herşeyden hoşanırım...
siteme yotrum yazım benim hakımda...
sizleri çok seviyorummm.....
byeee.........




32 yorum:
selam ceren ben merve nasılsın iyimisin. site mükelmel olmuş bayıldım seni çok seviyorum
Ceren siten harıka ben zeynep walla bu kadar beklemez gdim seni çokkkkk öptüm
slm ben burcu sten harika bayıllıyorum senin yeteneğine
ceren seni ve özgeyi çok seviyorum nedense çok yeteneklisiniz ilk önce ben kendime site açtım sonra sen sonra özge burdan herkeze selamlerımlaaaaaa......
ben yayı
d
ben melis ceren .
naber kanka .!!
heyy melisaa
iim kanka senden neber :)
polemick beni bana sormayın dinle .. !
tamam Bacımm.!
tamam :)))))))) DinLee !
Ee Ne YapıyoRsUN .. (mıkşam)
tamam arkadaş.!
ne yapıyım oturuyorum .!
bide okul hayatım bitti onu dinle güzeel :) !!
tamam kankaa
ayy koptuum ya nereden konuşuyoruz ammo :)
artis ALİ
artis ? ne arar la evde BEN
ALİ
arar arar
ben ddm
melise
o mevzu kapanmıcak die
su an kadirler gitti
hüriyetin oraya
dövmeye
bizde bekliyoz
qeLcekler bizi aLmaya
qöR bak...
ali bizi bulaştırmadan yapınn BEN
faceden mi konuştunuz ..?
evet .!!
hmm iyi ya etsinler off bizi karıştırmasınlarda hem ne b.kma kavga ediyorlar .. @
bilmem
serhanla konuştum .. siz bu gün kavgada gülmüşsünüz emre yine uyuz olmuş alilerin tarafındasınız sanmış bnce özür dilesende barışmaz artık hele bnle hiç barışmaz çünkü çağlayı ben sanmış ..
off :( bana muhakkak ulaşın çok hastayım öpüldünüz .
bir sen bir ben birde hayallerim .. dünlerim.. bu günlerimm bir de herşeyimsin bnmm :)) dinle 'polemick hayallerim'
Arzumu geldi?
şarj bitti ..
:) hehehe iyimiş .!! sizi seviyorumm
kavga yokmuş arzu teyze sizi deniyorr .! aliyle konuştum faceden
Yaa çağla beni faceden silmiş :(
yaa neler oluyo söylesenize
Yorum Gönder